Altta kalanın ahı yıkar bütün dağları 

​Karışıklık ve dağınıklık apayrı kavramlar. Karışıklık çözülür ,dağınıklık toplanır.  Toplarken de karıştırabilir insan . Mesela toplarken bir yana yığarız yığarız yığarız …  birikir bir dağ olur. Hani Murphy abi de hep haklı çıkacak ya, Allahın emri, işte hep de yığılan dağın en altındakine muhtaç kalırız.  İlk düşünceye, ilk söze, ilk tavra… velhasıl toplayacağım derken karıştırmayın aklınızı da kalbinizi de … altta kalanın ahı tutabilir…

Ha varsa cesaretiniz bi daha karışıklığı çözmeye saygım sonsuz. Ama bu sefer kendin ettin kendin buldun diyenlere sitemleriniz boşa çıkacaktır.  Tecrübeyle sabit olduğu  kadar ihtimali yüksektir.  

Ha derseniz ki hayat zaten budur kardeşim diye, işte o zaman buyrun gelin kahveye. Sade şöyle bol köpüklü.  Anlatalım birbirimize bata çıka koşanin (!) masalini . Belki etraftan bi inanan çıkar…

Geçen zamana üzülmem zira…

Tanrım bana bir şeyler öğreten güzel insanlarla beni karşılaştırdığın ve öğrenmem için verdiğin sabır, zeka için teşekkür ederim …  Keşke her dersi her anı kaydedebilseydik … Lisedeki tarih dersleri, edebiyat derslerini nasıl özlüyorum… Sırf okulda değil o korunaksız hayatta da  bana iyisiyle kötüsüyle bir şeyler öğretenlere de minnettarım… Zaman geçsin bırakın, böyle merakla ve dersle geçen zaman heba olmaz! Ve umarım ben de yeryüzünde en az bir kişiye ufacık da olsun bir şey öğretmişimdir . Bence hayatın tek amacı öğrenmek ve öğrendiğini başkasına aktarmak. Geç kalmadan anlatın içinizdekileri çevrenize, zira her sözünüz bir hayatın başlamasına neden olabilir.

Kadınsın sen doğru…

Gününüz kutlu olsun beyler… Her şeyin en doğrusunu bilen, en güçlü, en zeki  sizsiniz… Zaten bi tek öldürülmeyi biliriz  ya da cinnet getirtmeyi, anca ona basar kafamız. Araba kullanamayız, ofsaytı anlamayız, hep o gün giymek istediğiniz kıyafeti özellikle ütüsüz bırakırız, hep duygusalızdır, zaten çok ve boş konuşuruz, izlediğimiz her program gereksizdir hatta bu yüzden kadın programı diye bir aşağılama deyişi kazandırılmıştır literatüre, her yaptığımız harcama gereksizdir o etrafta gördüğünüz çocukları da siz doğuruyorsunuz, her ay siz ağrılar çekiyorsunuz; zor valla işiniz… Kutlu olsun bari gününüz hadi hadi … Olsun ama söyle ötede olsun aman çok ses çıkarmayın emi…

Şairlerin aşkına

 

Nur içinde yatsın Can Yücel üstad! Bence bu hayatta dediğinin aksine bazı şeylere de bağlanarak yaşamak lazım. Hatta Nazım Hikmet ustanın dediği kadar büyük bir ciddiyetle!

İşte tam da bu yüzden çoğu zaman insan yaşadığını zanneder, bir gün bir kitap okur ve yaşamamış olduğuna hükmeder … Ne zaman o kitap biter, birşey yapmalı yapmalı der durur … Sanki noksan malumatı ve basireti ile çok yaşayabilecekmiş gibi… Evet doğru… Bilmez ve sezmez, aymazsan ölürsün… Bedenen değilse de fikren! Hatta en kötüsü sevdiklerinin gözlerinin önünde ve onları da çaresiz bırakarak… O yüzden kapama kendini… Hazırlan … Her an ölecek veya öldürülecekmiş gibi…

Huzur(suz)um

Huzur mu hani nerde?

Boş boş konuşmak istiyorum. Havadan sudan, öylesine! Kimsenin yarasını, kimsenin acısını, kimsenin inancını yada görüşünü karşıma almaktan çekinmeden… Mesela bir dizi takip etmek istiyorum, onun hakkında yorum yapmak, bir klibi tartışmak, caddedeki kızların rüküşlüğünden dem vurabilmek istiyorum … Yerli yersiz şaka yapıp gevşek gevşek gülmek istiyorum. Çıkıp tek başıma istediğim kadar gezebilmek istiyorum. Yani artık memleket için sevdiklerim için endişelenmemek istiyorum. Eyy büyükler bir nesle bir hayat borçlusunuz ! Sayenizde uykuya bile sığınamaz olduk kabuslardan… Bilhassa gündüz kabuslarından …

Hadi abartmayayım cihan harbi psikolojisi içinde olmaya gerek yok ama unutmayın ki sizler bizi el bebek gül bebek büyüttünüz. Bırakın cihan harbini sokakta eli silah tutan bir er görsek dudağımız uçuklardı eskiden…

Ama heyhat; kanıksadık, anamız babamızdan başka kimse el bebek gül bebek demedi, burnumuzu sürttü de sürttü, kıvılcımlar çıkarttı. Ne olur eskisi gibi hoşgörülü olsak, yaratılanı sevsek Yaradan’ dan ötürü, sebepsiz ve sonuçsuz. Bitirsek bu insanlığa hakareti ne olur !!!

Mıtlılığın resmıdır !

Garip bir hissiyat bu bendei; sanki karne almışım sınıfı geçmişim de istediğim kadar oturabilirmişim geceleri gibi geliyor . İşi hatırlayınca da kursa gidiyormuşum gibi hissediyorum. Bazen de okulun son gunlerinde ” … Gıdıp de ne yapacaksın yoklama da almazlar otur evde…” dıyen ebeveynlere ne cevap verecegını bılemeyen masum Turk gencı havası hakım oluyor ruhuma.

Yada tatile gitmişssindir. İlk gece uyuyacaksın yerini yadırgamışsındır, uyku tutumaz tavandaki sivrisinekler sayesinde hipnoz olmuşsundur. Yada yarın yola çıkacaksındır. Şunu alsam, bunu alsam muhasebesi yapmaktan uyumaya sıra gelmemiştir.Yada tatilden dönmüşsündür. “Ulan yapılacak amma iş var he..” diye uykunu kaçırmışsındır.Yada Ufuklar gelmiştir. Çok kudurmuşsundur, yeni gitmişlerdir. Ev darmadağındır. Sigara kokmuştur her yer. Havalandırmak için açtığın pencereden kar kokusu dolar odana ve aynı zaman da yarın da ödev mi yapılır şimdi ya diye isyan etmekten uyuyamamışsındır.

Yada bahar gelmiştir. Çayıra çimene bakıp ah şimdi ne güzeldir oralar dersin.

Yani kısacası yaşadığın her yeni günde mütemadiyen eskiyi arar durursun. Eskiyi bulursun, yeniye lanet okursun.
Ne kadar liselilere döndüm desem de aslında fark ettim ki ruhum ilkokul yıllarına donmus. Belki belli bi yaş grubuna değil çocukluğuma döndüm desem daha dürüst davranmış olurum. Sankı anneannem gelıp benı Celalıyeye goturecek heyecanı var ustumde. Yada babanemler Tuzlaya goturecek. Ah ahh !
Ama ıste tum bunlar bırı bana seslenınceye kadar hukum suruyor. Mugeee nıdasıyla baslayan her cumle keyfıme ıtınayla lımon sıkıyor. Ve sıkılan her lımon da canımı sıkıyor. Lanet olası pıs federaller !
Gun gelecek zaman makınemız de olacak elbet. Ah ıste o zaman benı bu yuzyılda goremeyeceksınız hıc ! Mıhahahaha !

Ramak kaldı…

Okunacak kitaplar birikti , yazılacak yazılar birikti, izlenecek filmler birikti, gezilecek yerler birikti ,görüşülecek dostlar birikti, söylenecek sözler birikti ,edilecek sitemler birikti ,tutulmayan sozler birikti ,heybem daha ne kadar alir bilmiyorum ama bu canda sabir da bitti!